Hoşgeldiniz.
Edirne Hanları ve Kervansarayları
Kentin tarihi dokusunda Hanlar ve Kervansaraylar önemli bir yer tutar. Osmanlı Döneminde geçiş yolları üzerinde zengin bir ticari merkez olması, barınma ihtiyacının da İmparatorluğun en kaliteli barınma mekanlarının inşa edilerek giderilmesi sonucunu ortaya çıkarmıştır. Zamanın Hilton Otelleri diyebileceğimiz bu mekanlar; Edirne'nin geçmişteki canlılığının da önemli bir kanıtıdır.
Rüstempaşa Kervansarayı
Kent merkezinde Eski Cami'nin hemen arkasındadır. Kanuni Sultan Süleyman'ın Sadrazamı Rüstem Paşa tarafından,1561'de Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Avlulu bir handır. Dikdörtgen avlunun çevresinde iki kat halinde 102 oda yer alır. Katların avluya bakan yüzleri revaklıdır. Uzun kenarında karşılıklı olarak yukarı çıkan merdivenleri vardır. Üst kat pencere ve kapı kemerlerindeki tuğla ve süsleme ilginçtir. Sivri kemerli pencerelerin sonradan dört köşe hale getirilmesi, doldurulması ya da yeni pencere açılması yapının görünümünü bozmuştur. Ön cephelerde 21 adet dükkan bulunur. Bu dükkanlar Kervansaray'a gelir getirmek amacıyla yapılmıştır.
[Sayfa Başı]
Kervansaray ortasındaki alanda yine bir zamanlar Mimar Sinan tarafından yapılan Şadırvan ve Mescit bulunmaktaydı. 1877-78 Osmanlı - Rus Savaşı sırasında Edirne'yi işgal eden Ruslar bu mescidi yıkmışlardır.
Yakın geçmişte Edirne ve çevresinde üretilen ipekböceği kozaları burada pazarlanmaktaydı.
1972 yılında Otel haline getirilmiştir. Bu restorasyonda gösterilen başarı nedeniyle de Ağa Han Mimarlık Ödülü kazanılmıştır.
Rüstem Paşa Hakkında
Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı olan Rüstem Paşa'nın Sadrazamlığa Hürrem Sultan'ın çabalarıyla getirildiği ve döneminde ünlü Hürrem Sultan entrikalarına girdiği bilinir. Bu görevde iki kez ve toplam 15 yıl kalmıştır.
Adı bir cinayete karışınca, Yeniçerilerin eyleme geçmesi üzerine azledilmiş, ancak benzeri yollarla yine Sadrazam olmuştur. 12 Temmuz 1561'de vefat eden Damat Vezir-i Azam Rüstem Paşa'nın yerine, Ali Paşa Çarşısını yaptıran Semiz Ali Paşa geçmiştir.
Edirne Kültürü
Yemekler
El Sanatları
Halk Edebiyatı
Halk Müziği ve Oyunları
Kırkpınar Şenlikleri
Mesire Yerleri
Müzeler
.Edirne Tarihi
Tarihöncesi ve İlkçağ
Romalılar Dönemi
Bizans Dönemi
Padişahlar Dönemi
İşgal Dönemleri
.Edirne Kenti
Edirne'nin Tarihi Önemi
Osmanlı Döneminde Edirne
Edirne'nin Semtleri-Mahalleleri
Edirne'nin Kurucuları
.Tarihi Eserler
Tarihi Eserleriyle Edirne
Dolmenler-Menhirler
Roma-Bizans Kalıntıları
Edirne Camileri
Edirne Camileri Genel
Selimiye Camii
Beyazid Külliyesi ve Müze
Eski Cami
Muradiye Camii
Üç Şerefeli Camii
Küçük Camiler
.Diğer Dini Yapılar
Edirne Sarayları
Edirne Çeşmeleri
Edirne Hamamları
Edirne Köprüleri
Edirne Çarşıları
Edirne Hanları
Edirne Medreseleri
Edirne Konakları
Edirne Türbe ve Mezarları
Edirne Anıtları
..PDF Sayfası Yazıcı Dostu Tüm Kitap Foto Galeri
Edirne Hanları ve Kervansarayları
Kentin tarihi dokusunda Hanlar ve Kervansaraylar önemli bir yer tutar. Osmanlı Döneminde geçiş yolları üzerinde zengin bir ticari merkez olması, barınma ihtiyacının da İmparatorluğun en kaliteli barınma mekanlarının inşa edilerek giderilmesi sonucunu ortaya çıkarmıştır. Zamanın Hilton Otelleri diyebileceğimiz bu mekanlar; Edirne'nin geçmişteki canlılığının da önemli bir kanıtıdır.
Rüstempaşa Kervansarayı
Kent merkezinde Eski Cami'nin hemen arkasındadır. Kanuni Sultan Süleyman'ın Sadrazamı Rüstem Paşa tarafından,1561'de Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Avlulu bir handır. Dikdörtgen avlunun çevresinde iki kat halinde 102 oda yer alır. Katların avluya bakan yüzleri revaklıdır. Uzun kenarında karşılıklı olarak yukarı çıkan merdivenleri vardır. Üst kat pencere ve kapı kemerlerindeki tuğla ve süsleme ilginçtir. Sivri kemerli pencerelerin sonradan dört köşe hale getirilmesi, doldurulması ya da yeni pencere açılması yapının görünümünü bozmuştur. Ön cephelerde 21 adet dükkan bulunur. Bu dükkanlar Kervansaray'a gelir getirmek amacıyla yapılmıştır.
Kervansaray ortasındaki alanda yine bir zamanlar Mimar Sinan tarafından yapılan Şadırvan ve Mescit bulunmaktaydı. 1877-78 Osmanlı - Rus Savaşı sırasında Edirne'yi işgal eden Ruslar bu mescidi yıkmışlardır.
Yakın geçmişte Edirne ve çevresinde üretilen ipekböceği kozaları burada pazarlanmaktaydı.
1972 yılında Otel haline getirilmiştir. Bu restorasyonda gösterilen başarı nedeniyle de Ağa Han Mimarlık Ödülü kazanılmıştır.
Rüstem Paşa Hakkında
Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı olan Rüstem Paşa'nın Sadrazamlığa Hürrem Sultan'ın çabalarıyla getirildiği ve döneminde ünlü Hürrem Sultan entrikalarına girdiği bilinir. Bu görevde iki kez ve toplam 15 yıl kalmıştır.
Adı bir cinayete karışınca, Yeniçerilerin eyleme geçmesi üzerine azledilmiş, ancak benzeri yollarla yine Sadrazam olmuştur. 12 Temmuz 1561'de vefat eden Damat Vezir-i Azam Rüstem Paşa'nın yerine, Ali Paşa Çarşısını yaptıran Semiz Ali Paşa geçmiştir.
Kanuni Sultan Süleyman Hakkında
Yavuz Sultan Selim'in oğludur. bizim Kanuni ve Cihan Hakanı, Avrupalıların Muhteşem Süleyman adını verdikleri Padişah 1494 yılında doğmuştur. Zamanın hiç bir hükümdarı onun kadar iyi bir eğitim görmemiştir. Doğu dilleri dışında Sırpça biliyor, Muhibbi mahlasıyla şiirler yazıyordu. Aynı zamanda değerli taşlar uzmanıydı. 1566 yılında Zigetvar Seferi sırasında vefat etmiştir. Saltanatı yaklaşık 47 yıl sürmüştür. Sadece Kanun yaptığı için değil, aynı zamanda bunları adaletli ve dikkatli uyguladığı için de Kanuni ünvanını almıştır. Süleymaniye Medresesini kurarak İstanbul'un eğitim ve bilim merkezi kimliğini en üst noktaya taşımıştır.
Padişahlığı döneminde imparatorluğun sınırları iki mislinden fazla genişlemiştir. Bu dönem devletin de en iyi yönetildiği dönem olarak bilinir. 13 kez sefere çıkarak bu rekoru elinde tutan tek padişahtır. Padişahlığı döneminde Edirne'ye yapılan eserler şunlardır: İki Kapılı Han(Şimdi yerinde Anıt Park vardır.), Şeyh Bedreddin Camisi, Tayakadın Camisi, Hünkar Sofrası, Zehr-i Mar Mescidi, Kanuni Köprüsü, Yıldırım Sebili, Ali Paşa Çarşısı, Süle Çelebi Camisi, Rüstem Paşa Kervansarayı, Adalet Kasrı, Haseki Suyolu.
Kanuni Sultan Süleyman Edirne ile ilişkileri en yoğun padişahlardandır. 1542,1544,1546 ve 1549 kışlarını Hürrem Sultan'la Edirne'de geçirmiş, elçileri Edirne Saray'ında kabul etmiştir. Ayrıca Avrupa yönüne yaptığı tüm seferlerde Edirne ilk durak noktasıdır.
Ekmekçioğlu Ahmet Paşa Kervansarayı(Ayşe Kadın Hanı)
Ayşe Kadın semtinde bulunduğundan Ayşe Kadın Hanı diye de anılır. Sultan I.Ahmet'in buyruğuyla, Defterdar Ahmet paşa tarafından 1609 yılında yaptırılmıştır. Mimarı Sedefkar Mehmet Ağa ile Edirne'li Hacı Şaban'dır. Duvarları kesme ve yontma taştandır. Taçkapının sivri kemer içinde yazıtı vardır. Anıtsal bir yapı olan Kervansarayın arka yüzündeki mermer süslemeli pencereler ilginçtir. Tek katlı olan kervansarayda odalar yerine salonlar bulunmaktadır. Bu bölümlerin avlu ile bağlantısı yoktur.
Edirne Hamamları
Günümüze ulaşan Edirne hamamlarının çoğu Sultan II.Murat dönemine (1421-1451) aittir. Bu dönemden günümüze ulaşanlardan biri 1421-22 yıllarında Tunca Nehri kenarında yaptırılan Gazi Mihal Hamamıdır. Aynı döneme ait bir başka Hamam da Yusuf Paşa adındaki Beylerbeyi tarafından 1428-1429 yıllarında inşa ettirilen Beylerbeyi Hamamıdır. Bu hamamların bazı bölümleri yıkılmış olmakla beraber, günümüze ulaşan kalıntıları yerlerinde durmaktadır.
Sultan II.Murat Döneminden kalan diğer dört hamam da Muradiye Küçükpazar semtindeki tek hamam olarak inşa edilen Yeniçeri Hamamı, 1434-1435 tarihli Tahtakale Çifte Hamamı ile Kaleiçinde 1440-41 tarihlerinde çifte hamam olarak inşa edilmiş, Topkapı Hamamı (Alaca Hamam) ve Selimiye Camisi önündeki alanda Yediyol Ağzında yer alan Mezit Bey Hamamıdır. Bu yapılara ayrıca İbrahim Paşa Hamamı, Edirne Yeni Sarayının bir parçası olarak inşa edilen Kum Kasrı Hamamı, 16. yüzyıldan bügüne ulaşan Abdullah Hamamı ile Tahmis Hamamı da eklenir. Bunlardan sadece Tahtakale ve Mezit Bey Hamamları kullanımdadır.
16. yüzyılda yapılmış hamamlar içinde özgün işlevini sürdüren ve boyutsal açıdan da en büyük ve önemlisi Mimar Sinan tarafından inşa edilen Sokullu Hamamıdır. 16. yüzyılın ikinci yarısında Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çifte Hamam planında olması nedeniyle Çifte Hamam olarak da anılır. Günümüzde hizmet verir durumdadır.
Saray Hamamı
Edirne'nin fethinden sonra yapılan ilk Sarayı (Saray-ı Atik) döneminden ayakta kalabilen tek yapı Saray Hamamıdır. Bu hamam önceleri yalnızca saraya hizmet verirken sonra halka açılmış ve Selimiye'ye vakfedilmiştir. Bazı tarihçiler bu hamamın ayakta kalabilmesini Selimiye'nin yapımı yıllarında kullanılmış olmasına bağlarlar.
Balkan Savaşı'ndan beri kapalı olup son yıllarda onarım görmektedir. Bazı kitaplar Süleyman Çelebi'nin bu hamamda eğlence halindeyken kardeşi Musa Çelebi tarafından baskına uğradığını ve Süleyman'ın buradan kaçtıktan sonra yolda öldürüldüğünü yazmaktadır.
Mezit Bey Hamamı
Eflak'ta şehit olan, hayır işleriyle ünlü Mezit Bey tarafından yaptırılmıştır. Küçüktür. Vakıf malı iken özel mülk durumuna gelmiştir. Yalnız erkekler için kullanılmaktadır.
Sokullu Hamamı
16. Yüzyılın ikinci yarısında buradaki Acemi Oğlanlar Kışlasında yetişip büyüdüğü için Edirne'yi çok sevdiği bilinen ünlü Osmanlı Sadrazamlarından Sokullu Mehmet Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmış bir çifte hamamdır. Edirne'de kullanılabilir durumda, onarım görmüş üç tarihi hamamdan biri olup özel mülke dönüşmüştür.
Kadınlar ve Erkekler bölümlerinin girişleri ayrı yönlerdedir.
Beylerbeyi Hamamı
Beylerbeyi Camisini yaptıran Beylerbeyi Yusuf Paşa tarafından 1428 -1429 yıllarında çifte hamam olarak yaptırılmıştır. Tunca Köprüsünü yaptıran Ekmekçioğlu Ahmet Paşa tarafından da onartılan hamam günümüzde kullanılamaz durumdadır.
Yeniçeri Hamamı
Yeniçerilerin burada yıkanmaları nedeniyle bu adı almıştır. Hamama çok yakın olan ve Menzilahir denilen mevkiide Sultan I.Murat döneminde inşa edilen Rumeli Devşirme Acemi Oğlanları Ocağı ve dolayısıyla yeniçeriler bulunmaktadır. Günümüzde özel mülkiyettir.
erzurum ankarachatsohbet ankara ankara sohbet ankara chat
Copyright © 2010 EdirneChat.com